Balık Yemi

Tarih: Pazartesi, Aralık 26th, 2011 15:37

Balık yemi” böylece dünyada hiç kimsenin erişemediği hızlara erişebilecek tekneler tasarladık. Kullandığımız teknolojiyle, prototip yap­ma sürecini neredeyse ortadan kaldırdık” diyor. Teknelerin ilk tasarımını ise Ekber Onuk’un oğlu Kaan Onuk, 17 yaşındayken 1991 ‘de çizmişti. Buna, Kaan’ın sınıf arkadaşı olarak bizzat şahidim. Kaan’ı ne yazık ki 1996′da bir trafik kazasında kaybettik ama Ekber Onuk, bu tasa­rımları hayata geçirdi ve dünyanın en iyi sahil güvenlik teknelerini üretmeye devam ediyor. bizzat kendisinden dinledim. Erzincan’dan 2002′de istanbul’a gelen Okutur, “balık yemi” 10 bin dolar sermaye ile Simit Sarayı’nı kurmak için yer arayışına girdi. Ama Okutur’un planla­rı istediği gibi gitmiyordu, istanbul’da kira­lar çok yüksekti ve hava parası isteniyordu. Yine de pes etmeyen Okutur, en sonunda bir yer buldu ve 10 bin dolar sermayeyle Simit Sarayı’nı hayata geçirdi. Bugün, 200 şubeye ulaşan Simit Sarayı’nda 3 bin 500 kişi görev yapıyor. Şube sayısı konusunda McDonalds’ı geçmeyi hedefleyen Haluk Okutur’u, birçoğumuzun düşünüp hayal etti­ği bu projeyi hayata geçirdiği için gönülden tebrik ediyorum sektörde hâlâ uluslararası marka olamadığı­mızdan bahsetmiştim. Markalar doğar doğ­maz da marka olurlar, sonradan da… Kafa­nız karışmasın. Bir örnekle anlatayım isterse­niz. Bir teyze köyde incir reçeli yapar. Bakka­la gidip 20 tane kavanoz alır. Üstüne kendi el yazısı ile ‘dalından incir reçeli’ diye yazar. Bir turist pazara gelir. Kavanozu görür. Üze­rindeki yazıdan büyülenmiştir. Biz buna ‘ikna’ diyoruz. Kavanozu açar ve reçelin tadına ba­kar.

Yorum yap

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.